18 Aralık 2010 Cumartesi

Serzeniş

Serzeniş

aşkla harp eder bu ihanet
şerle dans eder müziksiz

aşk, sesini kaybeden vantrilok
aşk, genze kaçan bira köpüğü
en çok da şarabın yanındaki ekmek kırıntısı ve sen
azami hızda ölüm tehlikesi
kötülüğe karşı ayıp teşkil eden ihanet

el bombalarıyla jonklörlük yaparken bir gece
gömüldüm cesetlerin kuruntusuna
içine girdiğim elbiseden farksız
üstüme geliyor gri sonbahar
beni severken işlediğin soykırımlar
bir oda, alkol ve tuttuğum yalnızlıklar

rakamlar rakamları sıralıyor, sabah oluyor
öpüşür gibi ayrılıyoruz, mutlu gibiyiz
oksijen yüzü görmemiş siyah kanlı caniler
beyaz tabutlara sarılı masum periler
ruhumda demlenen zehir zemberek şiirler…

suyun uyuduğu zamanlarda tanıştım düşmanlarımla
ölümün göz kırptığı sempatik karanlık
göçük altındaki depremzedenin yalnızlık arayışı 
kırsal yangınlarda yok olan karınca yuvaları

doğru, seni sevdik en çok 
tek kişilik gidiş vardır aşkta, dönüş olmaz
kalbin avucunda atar, cennette bir festival
biliyorum, yüreğinde hâlâ 
içimden koparılmış mezar çiçekleri var

sessiz musibet, beni takip et
hayal et kaybedersen
aşkın reçeline bandık, sandık
oksijeni bol ormanlarda saman alevi aşkla
intihar üstüne kurulu hayatlarla 
hepimiz bu dünyada kapana kısıldık

beni diri diri yiyen vejetaryen kadınlar
bedenini geceye satan gündüz gibi kadınlar
göz yaparken kaş çıkaran, baştan çıkaran
sondan toplayan, matematikle 
harp eden cehalet tanrıçaları
kan kırmızı kadehlerde sunulan aşk şarabı
seni içtiğimdendir bu ölümcül serzeniş!

İlker Filiz 


"karakalem ağustos 08"





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Samimiyetinizi Dökün