21 Ekim 2011 Cuma

Nasıl, Yakışmış Mı?



Nasıl, Yakışmış Mı?

                                                     "genç olsun gülünç olmasın"  
                                      
                                                                                        Bir Yaşlı

kalbimin kaba yerine basınız
tutunuz şimdi sıkınız
bakın, bir şey hissetmedim
hiç bana yakışıyor mu?

peki ya istanbul
taşın toprağın altın'da kaldık
hiç sana yakışıyor mu?

su içsem yarıyor
insanlara iyilik yaramıyor
yar, aramıyor
hiç ona yakışıyor mu?

ve sen televizyon
ev hanımlarının kafasını karıştırma
annemizi karıştırma!
ben, sen, o, bizli, sizli konuşmayalım
hiç bize yakışıyor mu?

biliyorum ki altılı oynasanız
atlar koşmayacaklar bile
bir türlü alışamadınız
kadınların ağabey demesine
hiç size yakışıyor mu?

dilencilere para vermekten dilenci kalana
iyi mi denir, enayi mi?
bazen o kadar saçmalıyorum ki
ava çıkıyorum
nasıl, yakışmış mı?



İlker Filiz

Yeniyazı/ Sayı: 11



8 Eylül 2011 Perşembe

Kızlı ve Öfkeli

Kızlı ve Öfkeli


                              lafı fazla uzatmayacağım                                  
yanlıyız yardan yana yalnız
yoktan yere göğe aşık
güzellik karın doyurmaz
insanın ruhuna $

ben sen o, bizsiz onlar
bu şehir değil artık, penis ilin
lütfen kop git mundarından
yuvayı dişi kurt bozar
evliliğin neresinden dönsen bekar

fazla şiirden düşüyoruz
uçan periden düşen yaprağa tamam
meydey meydey meydey
allahın hakkı uçtur
kol sıkılır damar bulunur

deliye her gül yaprak
kavgada değil yatakta serbest
belden aşağı vurmak


ilker filiz 

HURDAsanat/ Sayı 3




24 Mayıs 2011 Salı

Kadınlar

Kadınlar

o kadınlar ki despot avangard
teskin edici aforizmaların medarı iftiharı
gönlümüz kamaşır muamma tezahürlerinde
kalpten kalbe bulaşır paratoner bakışları
nasıl da ağlatır kendiliğinden pejmürde

o kadınlar ki yaygara sevişen mamafih
durmak yok kıyamete kadar peşlerinde sefih

o kadınlar ki fazilete münhasır olsa da
maşuk gibi bedbaht olanları da var sonu izdivaç
şaire inat kaçabildiğin kadar kaç


ekim 2008

HURDAsanat/ Sayı 1

ilker filiz

10 Şubat 2011 Perşembe

Diyorlar

Diyorlar




                                    “ben zeytinburnu’da yaşıyorum
                                     anlamam bu tarz şeylerden
                                     çünkü buralardaki meyhanelerde bira
                                     iki buçuk lira" 


                                                    Bir Biracı




aşka yakın geceler kendiliğinden aydınlıktır
diyor bir cahil, diğerine
ışığın karşılığında ödenen saygısızlık
kötülerin kalbine giden bir kayık
diyor bir şair, şiirinde
nasıl kapanır bu yaralar sanki kartonet
diyor bir müzisyen, sevdiğine
kırmızı durduramaz biliyorsun bizi
yeşil de hareketlendiremez içimizi
diyor bir ressam, sarıya
senin bir sözün intiharıma dair
terkettiğin o bizi yazan şair
diyor küçük bir kızımız, şairine
hayatın hilesi öldüğünü farzetmek
diyor bir üç kağıtçı, kumarbaza
yola sor kaç kez yolduğumu
hiç kokmadığım karanlık çiçeklerini
diyor bir şöför, kamyon yazısında
moda oldu yolsuzluk
hepimizi günah korusun
diyor bir şeytan, kullarına
unutmak, her şeyden önce, delikanlıyı bozar
diyor bir hafız, kendi kendine
küçüklerin saflığı
büyüklerin çakallığı bana ters
diyor bir ergen, bilinçaltına
uzaktan akrabadır kanatlar uyuşturucuya
diyor bir torbacı, kuşuna
sesindeki şiddet, nefesimin fren pedalları
diyor bir aşık, ferrarisine
ben kız kulesi, yerime sevdiklerin galata
diyor bir üsküdar, beyin oğluna
ulan ne aşk, ulan aşk ne
ne aşk ulan, ne ulan aşk
aşk ne ulan
son olasılıkta anlam sızıdı
diyor bir matematikçi, sayılara
iyi bir okur olursan
belki şiirleri bile görebilirsin
diyorum, herkese


İlker Filiz


Gediz Dergisi/ Sayı: 8/ Kış 2011