27 Ocak 2015 Salı

Gelecek İstasyon, Hayırlısı - Natama Dergisi - Sayı 8 - Ekim 2014


GELECEK İSTASYON: HAYIRLISI

                                                                       "bir gün ayılar da uyumayacak, kışın aşık olunca" ilkerler
yeterince acı çektiğime göre
artık kötü bir aşk şiiri yazabilirim
ağlayınca parmakları ince ve zarif
gülünce bambaşka bir ülkenin başkenti
duruşu, duru su
öldükten sonra bile hatırlayacağımı gösteriyor elleri
ikimiz de bir gömlek içinde, görmek için de
sevmek için de aynı yakayı kullanıyoruz
gülünce daha çok başım ağrıyor
ve kardan kör olan gezginleri bu şiirden alalım
kötü günler göreceğiz ve azıcık iyi günler

misal bir şair yazıyla güldüğünde ciddidir
kameralardan kaçan bir ünlü gibi güldüğünde
alınıyorum anlayışsızlığın ceremesine
göz dağının eteklerindeyim, henüz bakamıyorum rengine
sen bir şiirsen ey kadın
alternatif... alternatifim yok... alternatifim olmadığı gibi
siluetin dahi medeniyetim

kanatlarından vazgeçmekte gökyüzünden bana gelen melek
içimdeki çirkin adamlara karşı kaybediyor, uçamıyor
deliler komik olduğunun farkında değiller
çünkü sen hıyar kelimesinin son üç harfisin
hal böyle olunca bir aşkın sıfırıncı kuvveti belirsiz
birinci kuvveti kendisi
ikinci kuvveti kalabalık bir simetri

benim zekâmın şapkası var
o aslında huni, deli hunisi
her şeyde biraz geyik var
yaz gelecek yerden ter esirgenmez
hani suçsuz bir su rengi
karışırken rakıya ve dişlerin bembeyaz, gülümse
gökyüzüne bakma sonra
dengin değil ve öyle toy ki şimdi
bir oyuncak gibi toy

haftanın yedi günü sağlıklıyım bu aralar
bitirenin çıkamadığı bir dünyada
kedi kadar aklımız yok
duyulmuyorsa sevdiğin, megafona sarıl
ve böylece her şeyin başı ön sevişme
anlayabileceğim bir şeyler yazıyorum
üçüncü çoğul değil, birinci tekil yaptı hocam
kışın korkuyoruz, yazın kokuyoruz
bir harf, bir mevsim
siyah bir giz şimdi tek temennim
insanoğlu mükemmel şeyleri elinin tersiyle itmekle meşhurdur kâinatta
ölsem inanmazdım mezarların bu kadar rahat olduklarına


İlker Filiz
Natama Dergisi/ Sayı 8/ Ekim 2014



14 Ocak 2015 Çarşamba

Sevme Cahili - Ada Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi - Sayı 19-20 - Kış 2014

Sevme Cahili

uyandım, acı başladı
artık uyanır uyanmaz başlıyordu
durmak yok, yola tamam
zeytinburnu'da sular kesik
rakıyı susuz içiyorum

uyandım, yalnız bir kadındı şafak
aydınlattı tüm karanlık hücrelerimi
uyan dedi şafak, terk edilmiş adamlara doğru yöneldi
kocaman bir fark kaldı güllerle aranda
gül kokusuz, sen korkusuz
gördük ki gülüşlerimiz perişan, ümitlerimiz içinde
elbette yalnızım denir kendinden eminsen
playback değil, gerçek
önce ötekiler
en sona keder
kadının yarattığı neşe, yerleşti kaldı gülüşe
varlığın çok var, yokluğun hiç yok
hakkında ceza kovuşturması yapmadın mı küçük dokunuşlarıma
kadına bir gün vermişler gül yerine
gül ve le birleşip uzanmalı kalp tasıma
ve yolumun üzerindeki en dik yokuştu seni sevmek
neyse ki su hep ağlar hiç ağlatmaz
neyse ki iyi insanlar kumarda ve aşkta kaybederler
yoksa zaten neden zor olsun ki
iyi bir insan olmak geceleri
galiba anlatamıyorum derdimi
çürümeyle gelişen bir mantar gibi
alkışlanırken de yalnızız

sessiz harfler sıkışmış adına
hiç çekmediğin acılar rakıya beyaz
acıdan kalp kalbi görmez olmuş
üstelik senden ötürü gökyüzü kötürüm
gece geç oluyor ya, sabah erken
hele akşamüstü hepten kötü
öğle iyi öyle
bir tek yalnızlığımız şahit gittiklerine
hiçbir şey hissetmeyenler el kaldırsın
ve kendi kendimizi terk edelim
aynı anda sadece bir kişinin aklını kaçırabilirim
ama o kadar güzel gülüyordu ki, uyandıramadım
bir yalan söylediğimde herkese söylerdim
en son ben inanırdım


İlker Filiz
Ada Kültür Sanat ve Edebiyat  Dergisi/ Sayı 19-20/ Kış 2014